

Hepimiz çarkları egemenlerin elinde olan birer kukla mıyız? Bu sorunun cevabı bu hafta inceleyeceğimiz kitapta saklı! Bu hafta yazımızın konusu yerli edebiyatımızda polisiye sevenlerin aşina aldığımı bir yazarın kitabı yer almakta; Ahmet Ümit- Kukla.

Kitabı baş karakterimiz Adnan Sönmez’in zihninden okuyoruz. Adnan hayattan ve özellikle gazetecilikten hevesini almış, alkolle sıkı dost olmuş bir gazetecidir. Olaylarımız da tam da Adnan’ın çalıştığı gazeteden kovulması ile başlıyor. İşten kovulduğunu öğrenen Adnan alkol almak için girdiği mağazada üvey kardeşi Doğan ile karşılaşır. Doğan, Adnan için faşist olarak tanımladığı bir ülkücüdür. İkilinin arası çocukluktan beri gergindir. Doğan ve iki arkadaşının solcu bir öğrenciyi kaçırıp yargılanması ile Doğan yasa dışı işlere bulaşır ve üvey ağabeyi ile arasındaki zayıf bağ kopar. Yıllar sonra üvey kardeşini karşısında gören Adnan ise son derece şaşkındır. Doğan öldürüleceğini söyler Adnan’a. Öldürülüşündeki sır perdesini kaldırmak için gerekli belgeleri kendisine vermesi gerektiğini, devlet ile teşkilat arasında gerçekleşen anlaşmaları- uyuşmazlıkları gözler önüne sermesini ister. Adnan’ın ise bu işe bulaşmaya hiç niyeti yoktur ta i Doğan’ın arabada yakıldığını haberde görünceye kadar.
Yanmış bir ceset vardır artık. Bu cesedin Doğan’a ait olduğunu anlamak için DNA testi yapılması gerekir. Bu süreçte polislerimiz dahil olur. Yalvaç ve Güngör adlı iki polis Doğan cinayeti için Adnan’la görüşür. Bir yandan da Müfit anti terör uzmanı olarak olaya dahil olur. Adnan’ın en yakın arkadaşı olan gazeteci Arif bu olayı haber yapmak için Adnan’ı ikna etmeye çalışır. Adnan ise kime güveneceğine dahi karar veremez. Kitapta devlet içi teşkilatlanmalar, köhneleşmiş sistemler üstü kapalı ima edilir. Yer yer uzatılmış monologlar okusak da bu olayların içinde yer almış kişilerin neler düşüneceğini görüyoruz. Olayı araştıran Arif’in de öldürülmesiyle Adnan kendini kaçınılmaz bir şekilde olayın içinde buluyor.
Adnan bir gün evine geldiğinde kapısına sıkıştırılmış bir not buluyor. Notta yazan adrese gitmeye karar veriyor. Yanında eski gazetesinden fotoğrafçı Tolga ve başka gazeteden arkadaşı Erol ile beraber. Bu adreste çeşitli silahlar ve Doğan’ın itiraf kasedi onları beklemektedir. Kasette Doğan ‘’Binbaşı ‘’ lakaplı kişinin teşkilatın başında olduğunu söylüyor, dava arkadaşlarını kimin öldürdüğünü anlatıyor. Binbaşı kimdi? Bu kimseler nasıl devletin içinde böyle yer etmişti? Karakterlerin siyasi tarihimizde bazı kimseleri temsil ettiğini anlıyoruz. Bir ülkücü ve aynı zamanda aşiret reisi olan Bekir’in ölümünün failleri öğrenen kardeş Selahhattin Yalvaç ve Güngör’ü öldürüyor. Geldiğimiz bu noktada birçok ceset ve kimliği bilinmeyen ‘’Binbaşı’’ var.
Adnan artık kime inanacağını bilemez durumdadır. Ancak tüm bu olaylar hakkında yazdığı yazılar ile tekrar aranan bir gazeteci olmuştur. DNA testi sonuçlanır ve cesedin Doğan’a ait olduğu belirlenir. Doğan için bir cenaze töreni düzenlenir. Doğan’ın cenazesinde karşılaştığımız Resul karakteri ile olaylar hiç beklemediğimiz bir yöne evrilir. Resul Adnan’a daha önceden Doğan’ın kendisine bıraktığı sandığı verir. Bu sandık Adnan’ın babasına ait , Amerikan arabaları koleksiyonu olan sandıktır. bu sandığı ne zaman almıştı, içine ne koymuştu? Doğan gerçekten ölmüş müydü? Binbaşı Müfit miydi, Yalvaç veya Güngör mü? Yoksa Doğan’ın eski suç ortağı, günümüzün milletvekili Nejat Gök’ün söylediği gibi Doğan mı? Eski ülkücü, Doğan’ın kendi aralarındaki lakabının Binbaşı olduğunu söyler. Adnan sandığı açtığında gizli bir bölmede milyonlarca dolar bulur.
Bu parayı sandığa Doğan’ın koyduğundan emindir . Doğan ölmediyse bu para için kendisiyle iletişime geçecektir. Doğan ölmediyse ölen kimdi? DNA sonucu nasıl eşleşmişti? Zekice kurgulanmış entrikalar silsilerini okuyoruz kitapta.
Politikaya ve siyasi tarihe ilgisi olanların seveceğini düşündüğüm bir romandı Kukla. Yazarımızın taraflı bir görüşü olduğunu Ahmet Ümit’i tanıyanlar tahmin edebilir. Ancak buna rağmen iki siyasi düşüncenin de nasıl yara aldığını gözler önüne sermekte. Bu kitabı okuduktan sonra 80 darbesi sonrası ve Susurluk Kazası’nı araştırmanızı öneririm. Böylece olaylar ve karakterler sizde daha anlamlı hale gelecektir. Bol okumalı günler dilerim, haftaya görüşmek üzere!