

İçindekiler
Toggle

Bazı ülkeler de ölümler basit, sıradan ve normal karşılanır. Örnek aramanın bir anlamı yok uzaklarda aramanın da anlamı yok. Etrafına bak, biraz haber izle yeter.
Bugün şeker bayramı, şeker bayramı kutlu olsun. Eskiden şeker bayramların da kaçırılan çocuk haberlerini izlerdik. Tecavüz edilen, organları alınmış ceseti çöp konteynırının içinde bulunan haberler dedim ki o günler geri de kaldı bak! Yeni Türkiye’ de her şey çok güzel dedim. Telefonuma gelen mesajla hemen üstümü değiştirip çıktım evden gelen mesaj da “bir kız çocuğunun Tekkeköy’ de bulunan dereye düştüğü ihbarı alınmıştır. Personel acil göreve!!” Evet mesaj bu şekildeydi.
İş yerine geldiğim nöbetçi personel araç hazırlamış. Beni bekliyordu. Üstümü değiştirip hemen yola çıktık. Bir yarım saat sürdü yol. Yol boyu düşündüm sadece düşündüm. İçimden olmasın böyle bir şey olmasın diye dua ettim. İhbarın boş çıkması için Allah’a yalvardım.
Etrafı detaylı bir şekilde aradık. Yan evde kameranın olduğunu fark ettim ama arızalı oluşu çaresizliğin sadece biriydi. Dereye arama kurtarma ekibi girip detaylı arama çalışmalarını sürdürüyorlardı. Derenin orta kısmın da arama kurtarma polis ekipleri vardı. Biraz aşağıda AFAD ekipleri, derenin denizle buluştuğu bölgede sahil güvenlik görevli unsurları vardı.
Arama kurtarma çalışmaları hızla devam ederken babası ile konuşma fırsatı buldum. Kızımızın ismi Melek S. imiş. 8 yaşında olan Melek’ in zeka geriliği olduğunu kendi kendine konuşur oynar. Konuşmazdı pek bizle dedi. Genelde babaannesi ile oynardı dedi. Nasıl olduğunu sorduğumda annesi misafirlerle ilgilenirken bahçeden çıkmış gitmiş o hengame de kimse fark etmemiş daha sonra evimiz yakın koşa koşa buraya kadar geldik sora sora bağıra bağıra, bir adam vardı o görmüş. Derenin hemen yanında oynuyordu dedi. Orada oynama düşersin demiş. Aldırış etmeyince oradan uzaklaşmış. Teşekkür edip acısı ile yalnız bıraktım babayı…
Hemen bir polis memuruna kızı bir adamın gördüğünü söyledim. Adamın şu an sorguda olduğunu öğrenince biraz daha rahatladım.
Sabah erken saatlerde arama çalışmalarının başladığı yere geldik. Aynı şekilde arama kurtarma çalışmaları başladı. Bugün tek farkı helikopter ile sensör yardımı ile bakılacaktı. O esna da yanıma bir adam geldi. Biraz aile hakkında konuştuk. Ailenin 6 çocuğunun olduğunu söyledi. Fakir bunlar geçen yıl da bu kaybolan kızın kardeşi ne hikmetse merdivenden düşmüş kafası taşa vurunca ölmüş. Geçen yıl ölen çocukta bunun gibi aklı geriydi dedi. Her gün yeni şeyler öğreniyordum, öğrendiğimi polislere anlatıyordum onların bildiklerini öğrenince üstümdeki yük kalkıyordu. Sonuçta kayıt altına alıp savcıya gösteriyorlardır diye düşünüyordum tutanakları…
Sabah erken saatlerde bölge komutanımız arama kurtarma sahasına gelmiş. Tüm hızla arama kurtarma çalışmaları devam ediyordu. Öğlene doğru cami büyükleri geldi komutanımızla konuşurken sesini yükselterek o çocuk zaten cinliydi. Onu aldılar komutan bak nehrin köşesinde ufak kulübe var orada ben biliyorum oraya götürdüler dedi. Komutanımız gülerek bunlar hurafe hocam ama bakalım gösterdiğin yere dedi. Tüm personele verdiği emir kulübe içi ve etrafı aranacak olduğu arandı ve hiç bir şey yoktu.
Arama çalışmalarının sonuna gelirken kadavra köpekleri ile devam ediliyordu. Bir süre sonra köpeklerin aynı noktaya doğru hareket edip havladıklarını gördük. Hemen o bölgeye doğru ilerledik. Evet dikkatlı bir şekilde kokladığınız da inceden gelen o koku…
O bölgeye geldiğimizde balçığa batmış bedeni tamamen çamurlarla kaplı ufak bir kız gördük. Melek dedim içimden ağladım o manzara aklımın bir köşesinde döner durur. Melek melek oldu da…
Bu cinayet mi? Yoksa ihmal mi?