

Hava serin deniz sakindi. Botu kullanan amir tecrübesini konuşturuyor. Denizin üstünde adeta dans ediyordu. Bir süre sonra hızımızın kesildiğini fark ettim pruvamızda ki balıkçı teknesine doğru ilerlediğimizi görür görmez kontrol için iskele tarafına çıkıp yaklaşmayı bekledim.
-Kaptan rast gelsin!
-Eyvallah komutan
-Nasıl var mı balık
-Yok komutan eskidenmiş balık baksana gelenide yavru diye geri salıyorum.
-Kaptanım keşke herkes senin gibi yapsa, neyse kaptan hayırlısı sen bana teknenin evraklarını verir misin?
-Vereyim komutan bekle
Bir süre sonra teknenin evraklarına bakıp, evraklarda bir sorun olmadığını gördükten sonra evrakları kaptana teslim edip yanından ayrıldık.
Kaptan 47 yaşındaydı. Ama gözlerinden ruh ve psikoloji yaşının 84 yaşında olduğundan emindim. Deniz insanı yoruyor ve yıpratıyordu.
Telsizden bir şahsın intihar ettiği ihbarı alınmasına müteakip ileri intikale geçmiştik. Amir botu son sürat kullanıyordu. O esnada can yeleğini giymiş, ceset torbasını çıkarmıştım.
Bölgeye gelmiştik. Bir süre aradık botun baş tarafındaydım. Karşımda yüz üstü yatan cansız bedeni gördüm. Botu kullanan amire el hareketlerim ile yönlendirip cansız bedeni botun kıç tarafına almak için çaba gösterdik. Uzun uğraşlar sonucunda cansız bedeni botun kıç tarafına aldık.
Amir en yakın iskeleye ilerlerken şahsın yüzüne baktım. Gözleri açık sanki bana bakıyormuş gibiydi. Gözlerimi ne kadar kaçırsamda bana bakmasına engel olamıyorum. Kısa sürede iskeleye yanaşmıştık. Etraftaki vatandaşların yardımı ile karaya alırken ceset torbasından tutup kaldırırken kafasının sağa doğru yattığını fark ettim. Ağzından çıkan köpüklü suyun koluma bulaşmasın ile tüylerimin diken diken olmuştu.
Şahsı yere yavaş bir şekilde koymuştuk. 112 ekiplerinin nabzı var mı yok mu diye bağladıkları cihazdan bir kağıt parçası çıkmıştı. Bir insanın yaşama son vermesinin kanıtı belki de bu kağıt parçasından ibaretti.
Ve bitti her şey bir can daha yok oldu. Bu ne ilkti nede son olacaktı.
Ceset torbasının içine koyarken göz göze geldik. Fermuarı kapatırken sanki göz kırpmıştı. Bilmiyorum belki de yanılıyor olabilirim. Amirimin bana seslenmesi ile irkildim.
-Bir intihar daha var acil avara ver!!!
Duş alırken gözlerini kapatan insanlar gibi olmayı özledim. uyuyamıyorum, içki içmem lazım kafamı dağıtmam lazım. Her gözümü kapattığımda aklıma gelen kişiydi o kaptan….
Bölge hareket merkezini arayıp avarayı vermiştim. Koşar adımlarla halatları çözüp ilk cesedi karaya çıkardığımız yerden ayrıldık. Amir gaz kollarını ileriye verdiğinde ayakta olduğum için sarsıldım. Kendimi toparlayıp otururken…
-ihbar ne amirim?
-yüzüme bakmadan cevap verdi.
-bir balıkçı teknesi trafik hattı içinde avlanırken ticari gemi ile çarpışmış balıkçı teknesi alabora olmuş ihbarcıya göre teknede bir kişi varmış.
Bir süre sonra teknenin alabora olduğu mevkiiye gelmiştik. Ticari gemi çarpmış bir kaç mil ötede motorlarını boşa almış bekliyordu. Arama kurtarma çalışmaları başlamıştı. Ben botun dışarısına çıkmıştım. Bir süre çarpışmanın olduğu bölgede arama kurtarma faaliyetlerine devam ettik. Sessizliği bir balıkçı teknesinden gelen ses bozdu.
-Komutanım komutanım burada!!
Dümende bulunan amir balıkçının seslendiğini duyar duymaz dümeni kırıp hızla ileri yol verdi. bir kaç saniye içerisinde abordasına gelmiştik. Balıkçının parmağı ile gösterdiği yere baktığımda sadece ayak görüyordum. Ne kadar içim ürperse de uzanıp aldım. Bir insan bedeninden kopmuş olan bu bacağı elimle aldım. taze olan bacak halen sıcaktı, kan akıyordu. Ceset torbasını açıp içine koydum. bacağı bulduğumuz bölgede arama çalışmalarına devam ettik.
Arama çalışmalarına katılan Polis-5 botu ve Kıyem-3 vardı. Polis-5 botundan gelen siren sesi ile irkildim. Komutan bota hız vererek az sonra yanına vardık. Denizde bulduğumuz bacağın diğer eşi ve baş ile gövde vardı. Polislere yardım ederek botun kıç güvertesine çıkardık. Çıkarırken dikkat etmemiştim. Ama sabah kontrol etmiş olduğumuz kaptandı. Soğuk soğuk terlediğimi fark ettim. Ceset torbasına koyar koymaz en yakın iskeleye aborda olduk. İnsanların ellerinde telefon ile olan biteni çekmeye çalışmalarını engelleyen polisle kaynıyordu etraf, ceset torbalarını çıkarıp savcının ve olay yeri incelemenin gelmesini bekledik. Bir süre sonra burnuma ölüm meleğinin kokusu geldi. Olan biteni oda izliyordu sanırım insanlar gibi…..
Biraz zaman sonra gelen olay yeri ve savcı ile barikat kurularak ceset torbasından çıkarılan beden ve ayağı incelemeye başladılar. Olay yeri fotoğraf ve video çekti. Savcı olayın nasıl olduğunu dinliyordu. Ben ise bir hayatın daha bitişinin şahitliğini yapıyordum. Bu ne ilkti nede son olacaktı. Uzun uzun baktım balıkçıya ve yaşamak için balık tutmaya çalışan bir balıkçının ölümüne neden olmuştu balık…
Aslında Ölüm Hep Var!