

İçindekiler
Toggle21 Şubat 2001 gecesi, Hollywood’da 22 yaşındaki genç bir kadın bir partiye gitmek için hazırlanıyordu. Ashley Ellerin‘in o gece randevusu olan tanınmış aktör Ashton Kutcher kapıya geldiğinde içeriden ses çıkmadı. Pencereden içeri baktığında halıda kırmızı bir leke gördü; dökülmüş şarap sandı ve kapıyı çalmayı bırakarak ayrıldı. Gerçekte gördüğü şey Ashley’nin kanıydı. Ertesi sabah ev arkadaşları genç kadını koridorda 47 bıçak darbesiyle vahşice öldürülmüş halde buldu. Boynu neredeyse gövdesinden ayrılmıştı; göğüs ve karna açılan yaralar 15 santimetreye ulaşıyordu. Bu cinayet, ileride Hollywood Reaper ya da Kapı Komşusu Katili olarak tarihe geçecek bir seri katilin ilk büyük sahnesi oldu. Ama o sahnedeki perde yıllarca aralanmayacaktı.

Michael Thomas Gargiulo, 15 Şubat 1976’da Illinois eyaletinin Chicago yakınlarındaki Glenview ilçesinde dünyaya geldi. Yedi çocuklu fakir bir ailenin ferdi olan Gargiulo, ilerleyen yıllarda bir psikologla görüşmesinde babasından ve kardeşlerinden şiddet gördüğünü ileri sürecekti; ancak bu iddiaları hiçbir zaman doğrulanamadı. Mahallede saldırgan, kavgacı ve öfke patlamaları olan biri olarak tanınıyordu. Lisede darp ve arabalara zorla girme gibi suçlarla küçük bir sabıkası oluştu. 1995’te eski bir kız arkadaşı onu evinde kelepçeleyip cinsel saldırıda bulunmakla itham etti. Gargiulo, gençliğinden itibaren tehlikeli bir profil çiziyordu; ama gerçek dehşet henüz başlamamıştı.
1990’ların sonunda Glenview’dan Los Angeles’a taşınan Gargiulo, Sunset Bulvarı’nın ünlü Rainbow Bar and Grill barında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladı. Dövüş sporları ve boks eğitimi almıştı; klima tamirciliği yaparak da geçimini sağlıyordu. Bu “sıradan komşu” görüntüsü, kurbanlarına yaklaşmak için kullandığı en güçlü silah oldu. Tamir işleri bahanesiyle evlere giriyor, saatler boyu evlerin önünde arabasında oturarak gözlemleme yapıyor, hedef seçtiği kadınları adeta stalkerlık ederek takip ediyordu. Bir kız arkadaşı onun bu tuhaf davranışlarından bunalarak uzaklaştırma emri aldırdı; yetkililer uyarı işaretlerini görüyordu ama kimse onun ne kadar tehlikeli olduğunu o dönemde tam kavrayamadı.
Gargiulo’nun Los Angeles’a taşınmadan önce memleketi Glenview’da, henüz 17 yaşındayken işlendiği düşünülen bir cinayeti daha vardı. Komşuları Pacaccio ailesinin 18 yaşındaki kızı Trisha, 13 Ağustos 1993 gecesi mezuniyet kutlamasından eve dönerken kapı eşiğinde 12 bıçak darbesiyle öldürüldü. Polis Gargiulo’yu şüpheli olarak sorguladı; ama dönemin DNA teknolojisi yetersiz kaldı ve dava çözülemedi. Yıllar sonra 2002’de soğuk vaka dedektifleri dosyayı yeniden açtığında gelişen DNA analizi Trisha’nın tırnaklarının altındaki örneği Gargiulo’ya eşleştirdi. Yine de Illinois savcıları yeterli delil görmeyip dava açmadı ve Gargiulo serbest kalmaya devam etti. O dönem yapılan bu hatanın bedeli sonraki yıllarda daha fazla can kaybıyla ödenecekti.

Los Angeles’a yerleştikten kısa süre sonra Gargiulo, komşusu 22 yaşındaki Ashley Ellerin’e takıntılı biçimde yaklaşmaya başladı. Modellik ve moda tasarımı eğitimi alan, canlı ve sosyal bir genç kadın olan Ashley’nin etrafındaki çevre de dikkat çekiciydi. Klima tamiri bahanesiyle evine gelip gidiyor, gece geç saatlerde arabasında oturarak evi gözetliyordu. 21 Şubat 2001 gecesi Ashton Kutcher’la partiye gidecek olan Ashley, evde hazırlanırken Gargiulo eve sızdı ve genç kadına 47 kez bıçak sapladı. Kutcher o gece kapıyı çaldığında içeriden ses gelmeyince “kızmış olmalı” diye düşünüp gitmişti. Ertesi sabah bulunan cesetle birlikte vahşetin boyutu tüm Los Angeles’ı sarstı. Polis soruşturmasında komşuların verdiği ipuçlarıyla “Mike adında bir tamirci”nin adı ortaya çıktı; bu kişinin Gargiulo olduğu belirlendi. Ama onu suç mahalline doğrudan bağlayacak fiziksel delil henüz yoktu.
2005 yılında Gargiulo, Los Angeles’ın El Monte semtindeki bir apartmana taşındı. Aynı kompleksin karşı dairesine yeni yerleşen 32 yaşındaki dört çocuk annesi Maria Bruno da onun radarına girdi. Taşınmasından sadece 10 gün sonra, 1 Aralık 2005 gecesi Bruno uykusundayken Gargiulo mutfak penceresinden içeri süzüldü ve genç kadına en az 17 kez bıçak sapladı. Saldırının vahşeti olay yeri inceleme ekiplerini bile dehşete düşürdü. Cinayetin tek somut izi, apartman çıkışında bulunan mavi cerrahi galoştu; üzerinde kurbanın kan damlası mevcuttu. Gargiulo iz bırakmamak için profesyonel önlemler alıyordu; bu galoşlardan birini kaçarken düşürmüştü. Ama o dönemde bu ipucu belirli bir kişiye henüz bağlanamadı.

28 Nisan 2008 gecesi Santa Monica’da 26 yaşındaki Michelle Murphy, tam karşı pencereden Gargiulo’nun görebildiği dairede uyurken üzerine abanmış bir saldırganla uyandı. Tırtıklı bıçakla defalarca vurulmaya başlanan Murphy, can havliyle bıçağın ağzını eliyle tutup darbeleri engellemeye, tekme savurmaya çalıştı. Saldırganı yataktan düşürmeyi başardı. Beklenmedik bir an yaşandı: Saldırgan “Üzgünüm” diyerek kaçtı. Murphy yaralı ama sağ kurtulmuştu. Kaçarken kendi bileğini kesen Gargiulo geride kan izi bıraktı. DNA analizi sonucu netti: Kan Gargiulo’ya aitti ve yıllar önce Trisha Pacaccio soruşturmasında alınan örnekle birebir eşleşiyordu. 6 Haziran 2008’de Gargiulo tutuklandı. Arabasında bıçak çantası ve cerrahi galoşlar bulundu; eski evinde ise Maria Bruno cinayetinde kaybolan galoşun diğer teki ele geçirildi. Böylece iki ayrı cinayet mahallini kendisine bağlayan sağlam deliller zinciri tamamlanmış oldu.
Tutukluluktan tam 11 yıl sonra, 2 Mayıs 2019’da Los Angeles’ta duruşmalar başladı. Davanın en çarpıcı anı Ashton Kutcher’ın tanık kürsüsüne çıkmasıydı; o gece pencereden dökülmüş şarap sandığı kırmızı lekeyi, yıllar sonra gerçeği öğrendiğindeki dehşeti tüm ayrıntılarıyla anlattı. Bu ifade, jüri üzerinde cinayetin boyutunu somutlaştıran önemli bir etki bıraktı. Hayatta kalan kurban Michelle Murphy’nin gözyaşlı ifadesi ise mahkeme salonunu derinden duygulandırdı. Savunma, Gargiulo’nun bilinçsiz bir “trans hali”nde hareket ettiğini öne sürdü; ama savcının delil yığını bu argümanı çürüttü.

15 Ağustos 2019’da jüri kararını açıkladı: Gargiulo, Ashley Ellerin ve Maria Bruno cinayetlerinden birinci derece suçlu, Michelle Murphy’ye yönelik cinayet teşebbüsünden de suçluydu. 16 Temmuz 2021’de mahkeme idam cezasına hükmetti. Kaliforniya’da 2006’dan bu yana idam infaz edilmediğinden Gargiulo ölüm hücresinde yıllarını geçirecek. Eylül 2024’te ise memleketi Illinois’e iade edilerek Trisha Pacaccio davası için ayrıca yargılanmak üzere sanık sandalyesine oturtuldu; bu eyalette idam cezası olmadığından muhtemelen ömür boyu hapis istemiyle karşılaşacak.
Michael Gargiulo’nun hikayesi, gerçek hayattaki canavarların bazen en sıradan görünümlü, en güler yüzlü komşular arasından çıkabileceğini çarpıcı biçimde kanıtlıyor. “Kapı Komşusu Katili” lakabı tesadüf değil; kurbanlarına aynı sokakta, aynı apartmanda güven kazanarak yaklaşmış ve onları kendi evlerinde avlamıştı. Yıllarca adaletten kaçmayı başaran bu katili sonunda durduran şey ise herhangi bir teknoloji değil, hayatta kalan tek kurbanının can havliyle gösterdiği olağanüstü direnişti. Michelle Murphy’nin o gece verdiği mücadele yalnızca kendi canını kurtarmakla kalmadı; bu mücadele sayesinde bir seri katilin sonu da gelmiş oldu.
Bu yazı, aşağıdaki YouTube videomuza dayanmaktadır:
▶ Hollywood Reaper: Michael Gargiulo’nun Kanlı Serüveni — YouTube’da İzle