

83 Saat Yeraltında: Barbara Jane Mackle’ın Diri Diri Gömülmesi
1968 yılının Aralık ayı, Barbara Jane Mackle için normal bir tatil süreciydi. Emory Üniversitesi’nde okuyan 20 yaşındaki genç kadın, Hong Kong gribi salgınına yakalanmış ve annesiyle birlikte Atlanta’daki bir motelde iyileşmeye çalışıyordu. O soğuk kış gecesi onu beklediğini bilmiyordu; yer altında, el yapımı bir kapsülün içinde geçireceği 83 saatlik bir kabus. Bu, Amerikan suç tarihine “diri diri gömme” vakası olarak geçen ve günümüzde hâlâ hem dehşet hem de hayranlık uyandıran bir hikayedir.
Bugün sucmahalli.com olarak bu korkunç ama aynı zamanda derin bir insanlık dersi barındıran vakayı aktarıyoruz. Bu, hem bir kaçırma hem de hayatta kalma hikayesi. Ve en az suçun kendisi kadar çarpıcı olan bir adalet sorgulaması.

Barbara Jane Mackle — kaçırıldığını kanıtlamak için Gary Krist tarafından çekilen polaroid fotoğraf, Aralık 1968
İçindekiler
ToggleBarbara Jane Mackle, 1948 doğumlu, Florida’nın tanınmış işadamı Robert Mackle’ın kızıydı. Babası Deltona Corporation’ın sahibiydi; üstelik dönemin seçilmiş başkanı Richard Nixon ile kişisel dostluğu olan güçlü bir ailede yetişmişti. Ancak Barbara bu servetin gölgesinde kibirli ya da şımarık biri değildi. Tam aksine; içe dönük, Katolik değerlerine bağlı, nazik ve sevgi dolu bir kadındı.
Kaçırılma gecesi, Barbara ağır bir grip yüzünden bitkin düşmüş hâldeydi. Annesiyle birlikte kampüs yakınındaki Roadway Inn Motel’inde konaklıyorlardı. Sabahın dördünde kapıları sertçe çalındı. Dışarıdan “polis memuruyum” diyen bir ses, Barbara’nın erkek arkadaşının kaza geçirdiğini söyledi. Annelik içgüdüsüyle hareket eden Jane Mackle kapıyı açtı. Bu hamle, kabusu başlattı.
Kapıdan içeri giren kişi bir polis değildi. Gary Steven Krist, elinde pompalı tüfekle içeri dalmıştı. Yanındaki kayak maskeli küçük figür ise sevgilisi Ruth Eisemann-Schier’di. Krist, 1966’da Kaliforniya’daki bir hapishaneden kaçmış, sahte kimlikle “George Deacon” adını benimsemiş ve hem MIT hem de Miami Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde teknik araştırmacı olarak çalışmıştı. Sıradan bir suçlu değildi; kendini entelektüel olarak üstün gören, patolojik derecede narsistik bir yapıya sahipti.
Krist kurbanını rastgele seçmemişti. Aylarca gazete arşivlerini, sosyete sayfalarını ve mali raporları taradı. Fidyeyi hızla ödeyebilecek, skandaldan kaçınmak isteyecek ve siyasi nüfuzlu bir aile arıyordu. Mackle ailesi bu profile mükemmel uyuyordu.
Planın en tüyler ürpertici boyutu ise kurbanı saklayacağı yerdi: Yer altı. Krist, kontrplaktan yapıp fiberglasla güçlendirdiği, su geçirmez özel bir kapsül tasarladı. İçine pille çalışan havalandırma fanı, hava boruları, otomatik su pompası ve küçük bir lamba yerleştirmişti. Kapsülün dayanıklılığını test etmek için sevgilisi Ruth’u içine kapattı ve saatlerce tuttu. Bu, ikilinin hastalıklı ilişkisinin boyutunu gözler önüne seriyordu. Krist bunu bir “teknolojik yaşam destek ünitesi” olarak tanımlıyordu; ama herkes biliyordu ki bu, bir tabuttu.
O gece Jane Mackle elleri bağlanarak bayıltıldı, ağzı bantlandı. Barbara ise geceliğinin üzerine bir palto atarak Atlanta’nın dondurucu soğuğuna çıkarıldı. Mavi Volvo ile yaklaşık 40 kilometre kuzey, Gwinnett County’nin ıssız ormanlarına götürüldü. Orada hazır bekleyen çukurun içinde kapsül duruyordu.
Krist, Barbara’nın yüzüne fener tutarak bir polaroid fotoğraf çekti; elinde “Kaçırıldım” yazan bir karton tutturulmuştu. Bu fotoğraf, babasına kızının hayatta olduğunu kanıtlamak için kullanılacaktı. Ardından Krist soğukkanlılıkla şunu söyledi: “İçinde hava var, su var, ışık var. Sadece birkaç gün bekleyeceksin.” Kapağı kapattı, vidaladı ve toprağı üstüne kürekle attı. Her kürek dolusu toprak, Barbara’nın dünyayla bağlantısını biraz daha kesti. Nihayet sessizlik geldi. Üzerinde 45 santimetre ıslak, sıkışmış toprak vardı.

Barbara Mackle’ın gömüldüğü çukur — Gwinnett County, Georgia ormanları, Aralık 1968
Barbara yer altında iki farklı savaş veriyordu. Birincisi fizikseldi: Soğuk, açlık, susuzluk ve azalan hava. İkincisi çok daha zordu: Delirmemek, umudu kaybetmemek ve paniğe yenilmemek.
Piller kısa süre sonra zayıfladı. Lamba söndü. Mutlak karanlık bastı. Barbara zaman zaman yukarıda insanların yürüdüğünü sandı, uzaklardan horoz sesi duyduğuna yemin etti. Bunlar gerçek miydi, yoksa beynin sessizliği doldurmak için ürettiği oyunlar mıydı? Bilemedi. Krist ona sakinleştirici ilaç katılmış su bırakmıştı. Ama Barbara uyanık kaldığı anlarda olağanüstü bir zihinsel disiplin geliştirdi.
Kendini Noel’e odakladı. Ailesiyle geçireceği o akşamı, süsleyecekleri ağacı, annesine ve babasına sarılacağı anı en ince ayrıntısına kadar hayal etti. “Ben buradan çıkacağım, Noel’de evde olacağım” düşüncesi onun hayatta tutunma halatıydı. Yağmur yağdığında toprağın nemlendiğini ve kapsülün soğuduğunu hissediyordu. Otomatik pompa çalışacak mıydı? Her damla sesiyle irkiliyordu.
Yeryüzünde ise büyük bir kaos yaşanıyordu. Krist, Robert Mackle’dan 500.000 dolar fidye talep etmişti; bugünün parasıyla yaklaşık 4,5 milyon dolar. FBI Direktörü Edgar Hoover olaya bizzat müdahil oldu; en iyi ajanlarını Miami’ye yönlendirdi.
İlk fidye teslimi felakete döndü. Krist ve Ruth, parayı almak için tekneyle kıyıya yaklaşırken bölgede devriye gezen yerel polisler fark etti onları. FBI operasyonun gizliliği nedeniyle yerel polise haber vermemişti. Bu büyük bir hataydı. Krist ve Ruth parayı alamadan kaçtı; ancak geride mavi Volvo’yu bıraktılar. Arabanın içinde inanılmaz deliller vardı: Barbara’nın polaroid fotoğrafı, sahte kimlik belgesi ve polis ekipmanları. FBI bu ipuçlarını takip ederek Gary Steven Krist’in kimliğine ulaştı.
İkinci girişimde Krist 500.000 doları aldı. Ardından Barbara’nın yerini tarif etti. 100’den fazla ajan ve gönüllü, dondurucu soğukta Gwinnett County ormanlarını taradı. Yeni kazılmış bir toprak alanı dikkat çekti. Kazı başladı. Bir ajan toprağın altında hava borusuna denk geldi. Heyecanla kapağa vurdu: “Barbara, orada mısın?” İçeriden zayıf bir ses, bir tıklama geldi.
Kapak açıldığında Barbara Jane Mackle, kirpas içinde bembeyaz yüzüyle ama gözleri açık ve gülümseyerek onlara bakıyordu. İlk sözleri şunlardı: “Bana kola verir misiniz? Ve Noel geldi mi?” Fiziksel olarak zayıflamış, ağır derecede susuz kalmıştı. Ama zihinsel olarak şaşırtıcı derecede sağlamdı.

Gary Steven Krist — Florida bataklıklarında yakalandıktan sonra FBI tarafından gözaltına alınırken, Aralık 1968
Krist, fidye parasının büyük bölümüyle Florida bataklıklarına kaçmaya çalıştı. Beş gün süren kapsamlı bir operasyonun ardından timsah ve yılanlarla dolu bir mangrov bataklığında, bir ağaç köküne sığınmış hâlde yakalandı. Ruth Eisemann-Schier ise FBI’ın en çok aranan on kişi listesine giren ilk kadın olarak tarihe geçti; daha sonra o da yakalandı.
Ruth, 7 yıl hapis cezası aldı; 4 yıl yattıktan sonra Honduras’a sınır dışı edildi. Krist ise ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Ama hikayenin en şoke edici kısmı burada: Krist sadece 10 yıl sonra, 1979’da şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı. Georgia eyaleti kendisine özel af çıkardı ve tıp fakültesine gitmesine izin verdi. Bir insanı diri diri gömen adam, yıllar sonra Dr. Gary Krist olarak Indiana’da pratisyen hekimlik yaptı. Hastalarının çoğu bu gerçeği bilmiyordu. 2006’da ise 61 yaşında, Alabama açıklarında 14 kilo kokain ve kaçak göçmenlerle tekrar yakalandı. Rehabilite olmuş doktor; aslında uluslararası bir kaçakçıya dönüşmüştü.

Ruth Eisemann-Schier — FBI’ın en çok aranan 10 kişi listesine giren ilk kadın olarak tarihe geçti, 1969
Barbara Mackle ise travmanın hayatını yutmasına izin vermedi. Evlendi, dört çocuk sahibi oldu, öğretmenlik yaptı ve “83 Hours ‘Till Dawn” adlı kitabında yaşadıklarını anlattı. Medyanın sürekli dikkatinden kaçındı; sessiz ve huzurlu bir hayat sürdü. O karanlığı yendi. Gerçek anlamda.
Barbara Mackle vakası, insan doğasının uç noktalarını gösteren nadir olaylardan biridir. Bir yanda zekasını yalnızca zarar vermek ve kontrol etmek için kullanan narsistik bir suç dehası. Diğer yanda en umutsuz anında bile zihinsel disiplini, sevgiyi ve umudu kaybetmeyen bir ruh. 83 saat, bir ömür gibi geçti. Ama Barbara onu hakkıyla taşıdı.
Bu yazı, aşağıdaki YouTube videomuza dayanmaktadır:
▶ BİR TABUTUN İÇİNDE YER ALTINDA 83 SAAT: BARBARA MACKLE — YouTube’da İzle